Vb net güncelleme verileri

Hemen Çıkma (Bounce Rate) Nasıl Düşürülür?

2020.06.20 13:09 dmmturkey Hemen Çıkma (Bounce Rate) Nasıl Düşürülür?

Hemen Çıkma (Bounce Rate) Nasıl Düşürülür?
Bir dijital pazarlama terimi olarak karşımıza çıkan hemen çıkma oranı yani bounce rate, web optimizasyon çalışmaları ile az çok ilgilenen kişilerin sıkça duyduğu ifadelerdendir. Bounce özelinde “sıçrama” tabiri, ziyaretçinin genel web sunumundan memnun olup uzun uzadıya sayfalarda gezmesini ya da gezmeyip terketmesini ifade eden bir kar zarar kavramıdır.
Daha teknik bir ifadeyle; Analytics’te yüzde olarak gösterilen verilen bu oran ziyaretçi veya müşterinin bir web sitesine adımını atışından, “tamamdır” diyerek çıktığı süre zarfında sitede geçirdiği oranın, söz konusu web sitesine yapılan toplam ziyaret süresine karşı oranını bizlere vermekte.
Yeni bir websitenizin olduğunu ve bir gün içinde 100 kişinin geldiği bir senaryo düşünelim. Gelenlerin 85 tanesi tek bir sayfayı inceledikten sonra “kalmaya değer görmeyip” ayrılmış olsun. Kalan 15 ise daha iyimser yaklaştı sitenizde farklı sayfalarda gezmeye devam etti. Böyle bir durumda hemen çıkma oranı yüzde 85 olacaktır. Yüzde 80 bu kurguda pek de sağlıklı bir veri değil görülebileceği üzere.
İçerik süreçlerini destekleyebilecek bir not paylaşalım: “Hayatın sırrını da verseniz eğlenceli görsel ögelerle desteklenmeyen ‘uzun paragraflar’ okuyucuyu bunaltabileceğinden olsa gerek, durum hemen çıkma oranı üzerinde olumsuz bir etkiye sahiptir.” Burada geleni nasıl tutarız sorusuna odaklanabiliriz.
https://preview.redd.it/hoapmpnis1651.jpg?width=6000&format=pjpg&auto=webp&s=13ed1a12caf90f56a6532af31ffbd169df2c2825

Hemen Çıkma Oranı Neyi Hedefler?

Sade bir kişisel blog, e-ticaret veya daha kurumsal ciddi bir site sahibi olun; istisnasız tüm web siteleri, ziyaretçilerini veya müşterilerini mümkün olduğunca sitelerinde tutmayı, “hemen çıkma oranını” düşürerek SEO planlarını desteklemeyi hedefler.
Web sitelerimizin; bir anlamda iç trafiğini ve popülerliğini belirlemeye yardımcı olabilecek bu kritik oranların dikkatle incelenmesi sayesinde hangi içerik veya sayfanın gelenleri yakalayabildiği, diğer hangi sayfalarımızı ziyaret ettiği gibi gezinme bilgilerini görebiliriz. Bu sayede zayıf sayfalarımız içerik ve mizanpaj yönünden zenginleştirebilir gerekiyorsa arama sonuçlarından kaldırabiliriz.
Bu arada şu bilgi notunu da paylaşmak isteriz. Çoğu web senaryosu için olumsuz gibi gözükebilecek “hemen çıkma oranı” çoğu zaman tek bir veriye bağlı kalınarak kötüye yorumlanmıyor.
Bir haber sitesi yöneticisi olduğumuzu düşünelim. Yüksek ziyaretçi rakamlarına sahip olabiliriz, hal böyle olunca hemen çıkma oranının düşüklüğü hedef ve sektör tanımlamasına uygun incelenmeli. Binlerce ziyaretçinin elbette yüksek bir bölümü kısa kısa kalıp çıkabilir ki bu da haliyle verileri daha dikkatle analiz edilmesi gereken bir duruma sokuyor. Karışık geldiyse izah edelim,
Hemen çıkma oranını genel geçer bilgilerle çözmeye çalışmak bizleri hataya düşürebilir. Direkt yahut organik trafik, sosyal medya beslemeleri & e-posta tanıtımları yahut Facebook & Adwords üzerinden gelenler gibi kaynakları tek tek ele alarak bakmak gerekir. Bu sayede nereden eksik kalıp nerede hata yapıldığını çok daha iyi görebilirsiniz. Dünya üzerinde farklı yüzlerce web sitesi mevcut. Biri için bilgi verebilecek “bir oran” diğer site için etkin kaynak olmayabilir.

Ziyaretçiler Neden Gidiyor?

Özellikle deneyimsiz kişiler; aşırıya kaçan maniple edici reklamlar yayınlayabilir, sağda solda beliren pop-up’larla can sıkabilir ve buna benzer üyelik vb eklentilerle bunaltabilir. Farklı bir makalenin içeriği olabilecek “sadelik” konusu bence çok daha dikkat çekici.
Küçük ve az çok trafikli bir blog sitesi sahibi olduğunuzu düşünelim. Gerçekten çok emek verdiniz; özgün ve farklı içeriklere sahipsiniz ancak hemen çıkma oranınızı da yüzde 85’lerde görmek can sıkıyor. Şöyle toparlayalım: “Tek bir bilgiyi arayan kullanıcının; ‘Aradım buldum gittim’ hedefi olabileceğinden web sitenizde gezmeyi eğlenceli bulmayabilir. Moraller bozulmasın.”
Bu arada, “ne diye tıkladık karşımıza ne çıktı..” dediğimiz çok olmuştur. Şöyle izah edelim. Basit bir web aramasıyla bir siteye yönlendiriliyorsunuz ancak aradığınızı bulmak da mümkün değil! Oltalama da denebilecek “başlık farklı içerik çok çok farklı” yöntemini “ziyaretçi siteme gelsin de nasıl gelirse gelsin..” çalışmaları olarak toparlayabiliriz. Ziyaretçileri evinize gelen bir konuk olarak düşünüp elinizden geldiği kadar iyi ağırlamalısınız.
Bir konuk geldiğinde kapıda ağırlar; eğlenceli sohbetler ve ikramlar ile kendisine değer verdiğinizi gösterir, halini hatırını sorarsanız bir bakmışsınız saatler geçivermiş. Elbette yaşlı bir konuk farklı ağırlanmalı, çocuklar farklı yaşıtlarımız ise çok farklı. Kapıyı suratsız açarsanız emin olun 1 saatten fazla oturmayacaklardır. Kavramlar umarız biraz daha oturuyor.
Kırık yani çalışmayan linkler, sitelerin güven vermeyen yapıları, gözü yoran, gelir kaygılı oluşturulan tasarımlar, lüzumsuz alt sayfalara yönlendirmeler, mobilde yaşanan kalitesiz deneyim, yüklenmede yaşanan yavaşlıklar ve elbette ziyaretçilere aradığını sunamamak bounce rate değerinin yükselmesine neden olmakta.
Bu arada yazı içinde verdiğiniz linkleri aynı pencerede açmak, hemen çıkma oranınızı olumsuz etkileyecektir. Farklı pencerelerde açın, farklı mümkün olduğunca sayfalar açık kalsın.
Kısa net ve bilgi verici kaynaklar, ilgili gönderilere alakalı bağlantılar verebilmek yani sağlıklı navigasyon, kolay okunabilirlik, içerikleri görsel ve kaliteli video içeriklerle zenginleştirme, hızlı ve mobil dünyaya uyumlu hatta mobile özel bir tema, elbette sade bir web sitesi ve arama motoru optimizasyonları hemen çıkma oranınızı olumlu yönde etkileyebilecek önerilerimizden bir kaçı. Paragrafın başında “kısa net ve bilgi verici kaynaklar” ifadesini açmak isterim müsaadenizle. Portfolyolar, haber veya sözlük siteleri, bloglar, kurumsal yapılar farklı hedef kurgularla ilerleyeceğinden herkesin “haber sitesi” formatında düşünmemek gerekir.
Aşağıda genel geçer ve değişken veriler sunacağız ancak ortalama olarak %60, hemen çıkma oranı için gayet iyi bir değer olarak kabul görür. E-ticaret sitelerinde ise hemen çıkma oranının yüzde 10-40 arası olması hedeflenir.
  • Haber ve içerik siteleri yüzde 35 ila 65
  • Kurumsal yani firma siteleri yüzde 30 ila 50
  • Bloglar ve kişisel günlükler yüzde 70 ila 98
  • E- ticaret siteleri yüzde 20 ila 40
  • Hizmet sektörü siteleri yüzde 40 ila 60
HOTJAR gibi bir ısı haritası sunan uygulamalar üzerinden verimlilik testleri yapabilirsiniz. Söz konusu uygulamalar ziyaretçinin mouse ve gezinme hareketlerini ısı haritası üzerinden gösterip gerektiğinde kaydederek gezinme davranışlarını optimum analiz etmenize olanak veriyor.

Hemen Çıkma Oranı Nasıl Düşürülür?

DMM TURKEY’in blog kırılımında sektörle alakalı güncel makaleleri paylaşmaya gayret ediyoruz. Bu kavramı ilgili forumlarda “kaliteli nokta atışı sitelere sahip olmalısınız” diyerek özetliyorlar. Toplama yani her telden yazılar ile ilerliyor ve güncelleme sıklığına dikkat etmiyorsanız, bayat içeriklerle karşılaşabilecek ziyaretçilerin jet hızıyla kaçışını bir bütünlüğe sahip olmayışınızla ilişkilendirebiliriz. Böyle bir durumda elbette hemen çıkma oranı yüksek olacaktır.
Alakasız konuları paylaşmaktan zevk alıyorsanız, ne aradığını kendi de bilmeyen kullanıcılar bir anlamda hedeflendiği için orta ve uzun vadede başarıyı yakalayabilmeniz zordur.
SEO kavramları hakkında sıfır bilgiye sahip kişiler için şunları önerebiliriz; “düzenli ve özgün yazın, kullandığınız içerik materyallerinin kalitesine dikkat edin, kaynak göstermekten ve link vermekten kaçınmayın ve sosyal medya desteğinden yararlanın” Okunabilecek kaliteli verileri ve video içeriklerinizi çoğaltırsanız zamanla kaliteli takipçiler kazanır hemen çıkma oranını düşünmek zorunda kalmazsınız.
404 hata veya “arama sonuç” sayfalarını tanımlı yani halihazırda geldiği şekliyle kullanmak yerine özelleştirmek gerekir. Sadece “aradığınız sayfa veya içerik bulunmadı” düz mesajını göstermek yerine kullanıcıyı sayfalara yönlendirebilecek samimi bir üsluplar faydalı olacaktır.
Dikkat dağıtıcı tüm öğelerden kurtularak sadeleşmek bizce ana hedefiniz olmalı!
Her zaman söylediğimiz gibi, arama motorları için değil kullanıcılar için üretmeye başladığımızda kaliteli geri dönüşler alabileceğiz.
submitted by dmmturkey to u/dmmturkey [link] [comments]


2020.03.14 14:01 sum-poopins Bir Yalan Haber Sitesi ve Medyanın 'Güvenli Su Listesi' Yalanı

Su firmalarını belli kriterlere göre sıralayan aşağıdaki listeyi bir kısmınız görmüştür. Görmediyseniz bile haberlerde duymuşsunuzdur. Haber sitelerinin, gazetelerin ve kanalların pek sevdiği ve tüketicilerin yoğun ilgi gösterdiği bu liste, ne kadar doğrudur? Bir bilimselliği var mıdır? İşte bu soruları araştırmaya başladığımda, kendimi çok garip bir alemin içinde buldum. Sizi de, kendimle beraber bu kara deliğe çekeceğim.
https://i.imgur.com/X5DcKTJ.png
Olaya başlamadan önce, listenin kaynağı olan “Gıda Güvenliği Hareketi” sitesini şöyle bir inceleyelim.
https://i.imgur.com/LejgZT2.png
Sitenin ana sayfasından alınan bu görüntüde, ilk olarak birkaç şey insanın dikkatini çekiyor.
Birinci olarak, ortada paylaşılmış çocuklu resim çok ucuz ve kötü bir propaganda parçasıdır. Bitkiler ile insanlar çok ayrı metabolizmaya sahiptir. Eğer benzer metabolizmaya sahip olsaydık bile, insanların sadece suyla yaşaması gerektiğini düşünmek çok abes kaçacaktır. Bu yüzden, bu parça, İngilizcede bu aralar popüler olan bir deyimle bir “boomer meme” olmaktan öteye gidemiyor. Yani yaşlı ve yanlış bilgiler saçan kişilerin bir Facebook paylaşımından başka bir şey değil.
İkinci olarak, Gıda Güvenliği Hareketi sitesi, Dünya Sağlık Örgütü, Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası Atom Enerjim Kurumu, ABD İlaç ve Yiyecek Dairesi (FDA) ve Avrupa Yiyecek Güvenliği Otoritesi’nin (EFSA) hepsinin şeytana doğrudan bağlı yapılar olduğunu iddia ediyor. Bunun ne kadar abes ve saçma olduğunu açıklama gerek bile yok. Gıda Güvenliği Hareketi, bütün iddialarına rağmen bilimsellikten ve hatta genelgeçer mantıktan tamamen uzak bir yol izliyor. Gerçeklikle bir bağlantısı olmayan komplo teorileri yayarak, insanların var olan kurumlara güvencini sarsmayı amaçlıyor.
https://i.imgur.com/v61Bcnp.png
Üçüncü olarak, sitede aşı karşıtlığının savunulduğu görülüyor. Linke tıklanılınca, birkaç Youtube videosu ortaya çıkıyor. Bu videolarda, aşıların “etkisiz, gereksiz ve tehlikeli” olduğu söyleniyor. “Kanseri iyileştiren kolay ve doğal yöntemler” denilen şeylerden bahsediliyor (böyle şeyler yoktur ve bunu denemek, bu yolu izleyenlerin ölümüne yol açmıştır. Örn. Steve Jobs önlenebilir bir kanseri, tıp yerine doğal yöntemlerle tedavi etmeye çalıştığı için ölmüştür).
https://i.imgur.com/0XsGgXg.png
Sitede biraz daha gezinince, aşı karşıtı başka yazılar ortaya çıkıyor. Aşıyı savunan insanları pharma troll, yani ilaç firması trolü olmakla suçluyorlar ve bilimsel bir kanıt sunamayacaklarını iddia ediyorlar. Gezinmeye devam edildiğinde, ünlü “aşılar otizme yol açıyor” iddiasını savundukları da görülüyor.
https://i.imgur.com/lkUpqaf.png
Şunu baştan kesinleştirelim: aşı karşıtlığının bilimsel hiçbir dayanağı yoktur. Aşıların etkileri ve oldukça güvenli oldukları bilimsel olarak defalarca gösterilmiştir. Aşılar hakkında yanlış bilinen kimi gerçekleri öğrenmek için buraya tıklayabilirsiniz.
Aşıların otizme yol açtığı iddiasını bir inceleyelim. Bu, 1998’de Lancet’ta Dr. Andrew Wakefield’ın yayımladığı bir makaleye dayanıyor. Aşılar ve otizm hakkında bir ilişki olduğunu ileri süren bu makale tartışma yaratmıştır. Makalenin istatistiksel bir dayanağı yoktur, bilimsel bir çalışmada temel yeri olan kontrol grubu yoktur, doğrudan ölçümler yerine insanların hafızalarına güvenmektedir ve vardığı sonuçlar istatistiksel olarak geçersizdir. Ancak bu makale kimi gruplar tarafından popülerleştirilmiş ve çok ilgi çekmiştir. Hem bunun etkisiyle hem de bilimsel olarak geçerliliğini sınamak için, bilimde kullanılan klasik bir yöntem izlenmiştir: bilim insanları, deney sonucunu tekrarlamaya çalışmışlardır. Ancak defalarca ve orijinal makaledekinden çok daha iyi yöntemlerle denemelerine rağmen, deney sonuçları hiçbir seferinde tekrarlanamamıştır.
Aşıların etkililiği ise çok fazla farklı açılardan kanıtlanabilir fakat sadece şu sayıları vermek bile yetecektir.
Aşı karşıtlığının verdiği zararlara gelecek olursak, 2000’de aşılar sayesinde bu hastalıklar silindi denmesine rağmen, aşı karşıtlığı yüzünden kimi salgın hastalıklar tekrar çıkmaya başlamıştır.
https://i.imgur.com/5NxKOEd.png
https://i.imgur.com/Eb4CXzW.jpg
Kısacası, Gıda Güvenliği Hareketi, aşı karşıtlığı gibi bir yalan bilgiyi yıllardır sürekli olarak yayıyor ve insanlara “sağlığınızı düşünüyoruz” adı altında zarar veriyor. Bu gibi yalan bilgilerin yayılması ve kaçınılmaz olarak insanlara zarar vermesinde, bu tarz kişilerin ve sitelerin çok büyük bir sorumluluğu vardır.
Dördüncü olarak, sitede başka yalan haber örnekleri de mevcut. Örneğin şu haberi inceleyelim.
https://i.imgur.com/1M6JBTr.png
Forklorofenuron kimyasalı, 2. kategori bir karsinojendir. Yani, insanlarda kanser yapmasından şüphe duyulmaktadır. ABD Çevre Koruma Ajansı’nın bildirdiğine göre, haberde söylenilenin aksine, herhangi bir nörotoksisite göstermemektedir. 2017’de bir bilimsel literatür taraması bu söylenilenle aynı sonuca varmıştır. Yani, Gıda Güvenliği Hareketi bir kez daha yalan haber yaymaktadır.
İnsanlarda kanser yaptığından şüphe duyulsa da, bugüne kadar yapılan hiçbir bilimsel çalışma, forklorofenuron kimyasalının insanlarda kanser yaptığını gösterememiştir. Başka bir deyişle, bilimsel otoriteler tarafından bu kimyasal hakkındaki çalışmalar sürdürülse bile, Gıda Güvenliği Hareketi’nin iddia ettiği gibi kanser yaptığı gösterilmiş bir şey değildir. Hareket, bu tarz bir haberi paylaşarak, yalan bilgi yaymaktadır. Bilimsel süreç kanıt bazlı hareket eder ve şüphelenilen her duruma “kesin öyleymiş gibi” yaklaşılmaz. Ancak Hareket, bunu önemsememekte ve kendi yalanlarını yaymak için, bir kez daha bilimsel otoriteye olan güveni sarsmaya çalışmaktadır. “Resmi raporlara göre sağlıklı olduğu iddiası” lafının kullanılması bile bunu göstermektedir. Kurumların, bilimselliğe dayanan direktiflerini sadece iddia diye sunarken, kendi desteksiz ve hatta bilimsellikle çatışan anlatısını mutlak doğruymuş gibi sunmaktadır.
Bu haberin Sabah Gazetesi’nden alıntılandığı ve aynı zamanda onların da mesuliyet altında olduğunu da belirtmek gerekir.
Beşinci olarak, sitenin profesyonellikten uzak olduğu hemen fark edilmektedir. Birinci maddede verilen örnek, sayısız yalan haber, site tasarımı, sık sık karşılaşılan yazım hatalarının yanısıra, şu tarz paylaşımlar da yapılmaktadır. Burada kullanılan dil aşırı derecede yönlendiridicir ve paylaşılan şey herhangi bir haber niteliği taşımamakta, sadece bir tepki içermektedir. Bilimsel bir şekilde davrandığını iddia eden veya habersel bir değer sahip olduğunu iddia eden bir grup için, böyle bir davranış tamamen uyumsuzdur.
https://i.imgur.com/YJONfCf.png
TÜRKİYE AMBALAJLI SU RAPORU
Yukarıdan görüleceği üzere, Gıda Hareket’inin sitesi hiç de güven saçan bir yer değil. Hatta tam tersine, insanlara zarar verecek ve salgın hastalıkların tekrar ortaya çıkarak ölümlere yol açmasına katkı yapacak bir yol izliyor. İnsanların dünyadaki ve Türkiye’deki kurumlara güvenini, doğru düzgün bir kanıt göstermeden, kendi amaçlarına ulaşmak için zedelemeye çalışıyor. Yeri geldiğinde bunu şeytana bile bağlıyor.
Peki gel gelelim, Türkiye’deki medyanın ve insanların çok ilgisini çeken Türkiye Ambalajlı Su Raporu’na.
Rapora ulaşmak için tıklandığında, bir kitap reklamı yapıldığını görüyoruz. Bu kendi başına bile, siteye olan güveni azaltmaya yetmelidir çünkü işin arkasında, siteyi kuranların ticari bir amaç güttüğünü göstermektedir. Yani kendi fikirlerini pazarlamaktadırlar ve çıkar çatışması olduğu için, sundukları bilgiye daha bile şüpheli yaklaşmak gerekmektedir. Sitenin mevcut formatıyla beraber düşünüldüğünde, bu şüphe katlarca artmaktadır.
https://i.imgur.com/bv6d8RN.png
Sonunda ünlü tabloya bakıyoruz. Tablo, Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı laboratuvar analizlerinden toplanan verilerle oluşturulmuştur veya en azından böyle olduğu iddia edilmektedir. Bu analizlerin sayı, ruhsat veya protokol numaraları verilmiştir. Sudaki maddeler, olması gereken ve olmaması gereken diye iki tabloya ayrılmıştır. Bunlar ilk bakışta düzgün görünen şeyler. Ancak tabloda ‘Suyun Toplam Puanı’ diye bir şey olduğu görülmektedir. Buradaki puanlama, herhangi bir bilimsel bilgiye dayandırılmamaktadır ve Gıda Güvenliği Hareketi’nin belirlediği keyfi bir standarda göre yapılmaktadır. Zira böyle bir puan sistemi olması da düşünülemez çünkü her bir kimyasalın yararı veya zararı, özellikle zararı, kendi içinde değerlendirilmelidir.
https://i.imgur.com/w7U4Bhm.png
Bu tabloda sunulan verileri daha çok araştırınca, karşımıza şöyle bir durum çıkmaktadır.
Bahsi geçen analizler, T.C. Tüketici Güvenliği ve Halk Sağlığı Laboratuvarları Dairesi Başkanlığı tarafından yapılmaktadır. Bu dairenin dediğine göre, “Kamu kurum-kuruluşları veya firmalar veya şahıslar tarafından getirilen” örnekler belli bir ücret karşılığında analiz edilmektedir. Ancak daha önce bahsettiğim gibi, analizi yaptıran kişiler bu sonuçları paylaşmadığı sürece onlara ulaşamıyoruz ve çoğu da paylaşmıyor. Bu yüzden bu tabloda bahsedilen verilerin ne kadar doğru olduğu hakkında bir şüphe var.
Ancak buna rağmen, kimi raporlara ulaşılabiliyor. Örneğin, ilk beşteki Atlantis markası, 05.09.2018 tarihli raporu kendisi paylaşmıştır ve tabloda verilen değerlerle uyuşmaktadır (unutmayın, puanlar tamamen ayrı bir mesele). Öte yandan, yine ilk beşteki Fuska Su’yun kendi sitesinde paylaştığı raporlardaki protokol numarası ile Gıda Hareketi’nin verdiği protokol numarası uyuşmamaktadır.
Gıda Güvenliği Hareketi’nin kendisi, veri toplama hakkında şunları söylemiştir.
“Türkiye’de su analiz verilerini toplamanın hayli zor olduğunu belirten Gıda Hareketi yetkilileri, Sağlık Bakanlığı ve su firmalarının veri erişimine izin vermediği belirtiyor. Bu yüzden bazı veriler hayli eksik, bazı firmalar verilerini Gıda Hareketi’ne düzenli gönderirken, bazıları ise ne sitelerinde yayınlıyor, ne de Gıda Hareketi’nin ısrarlı isteğine rağmen vermeye yanaşmıyor.”
Yani Gıda Hareketi’nin bu verileri toplamasının tek yolu, firmaların bu verileri kendilerinin açıklaması veya başka kişiler tarafından bu suların test için yollanması oluyor. Testlerin maliyetinin birkaç bin lira olduğu düşünülürse, bu ihtimal daha zayıf kalıyor. Bu yüzden, Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı analizler prosedüre uygun olsa bile, firmalar yollayacakları örnekleri kendileri seçerek sonuçlarla oynama yapıyor olabilirler. Bu şekilde bu listede üst sıralara çıkmaya çalışıyor olabilirler.
Yani burada verilen değerlerin en azından kimilerinin kağıt üzerinde doğru olduğu kabul edilebilir fakat bir kısmının da firmaların açıklamalarıyla uyuşmadığı görülüyor. Bunların dışında da, oldukça ciddi sorunlar mevcut. Sağlık Bakanlığı yaptığı açıklamada şunları söylemiştir.
”Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi adıyla faaliyet gösteren bir sivil toplum kuruluşunun hazırladığı “Ambalajlı Su Raporundaki” haksız iddialara ilişkin olarak bazı hususların açıklanmasına ihtiyaç duyulmuştur. Söz konusu rapor Bakanlığımızca da incelenmiş; verilerin kaynağı, analiz metodu, analizi yapanların yetkinliği, laboratuvar koşulları vb. değerlendirildiğinde raporun bilimsel bir dayanaktan yoksun olduğu görülmüştür. Bilimselliği tartışmalı bir rapora dayanılarak haksız yere kamuoyunda infial uyandırmaya çalışmak etik bir davranış değildir.
İçme-kullanma sularının takibini düzenleyen mevzuatımız Avrupa Birliği standartlarında usul ve esaslar içermektedir Avrupa Birliği ülkelerinde ne uygulanıyorsa ülkemizde de uygulanan mevzuat aynıdır. Su dolum tesisleri, Halk Sağlığı Müdürlüklerimizce ve Bakanlığımız merkez teşkilatınca düzenli olarak denetlenmekte alınan numunelerde hem mikrobiyolojik hem de kimyasal olmak üzere toplam 56 parametrenin analizi yapılmaktadır. Analizler Ulusal Referans Laboratuvarı olan THSK Tüketici Güvenliği Laboratuvarlarında ve yetkilendirilmiş Halk Sağlığı Laboratuvarlarında yapılmaktadır.
Yapılan denetimlerde geçici aksaklık tespit edilen firmalara uygunsuzlukların neler olduğu anlatılmakta ve aksaklıklarını gidermeleri için 1 hafta süre verilmektedir. Firmalar bu eksikliklerini giderdiği zaman Halk Sağlığı Müdürlüklerimize müracaat etmekte, yapılan denetimlerde ve analizlerde eksikliklerini giderdiği anlaşılan firmalar yeniden su üretimine başlamaktadır. Tespit edilen uygunsuzluk düzeltilemeyecek boyutta ise firmanın faaliyetine izin verilmemektedir.”
Sağlık Bakanlığı, kendi laboratuvarlarında yapılan analizlerle oluşturulan bu rapora neden bilim dışı diyor? Bunun birkaç sebebi olabilir.
Bu maddeler içinden birinci madde, gösterildiği üzere doğrudur. Kendi başına bile bu raporu geçersiz kılacak kadar güçlüdür. İkinci maddedeki şüphe, oldukça yerinde bir şüphedir ve Gıda Hareketi’nin diğer konulardaki ekstrem derecede bilim dışı ve hatta bilim karşıtı tutumu, bilerek yalan haber yayması, aynı zamanda ticari çıkar çatışması olduğu düşünülürse, ikinci maddenin de bu açıklamaya katkı yaptığını söylemek yanlış olmayacaktır.
Değinilmesi gereken diğer bir nokta, bakanlığın kendisinin de bahsettiği gibi, bu firmalara düzenli olarak denetlemeler yapıldığıdır. Bu denetlemelerin doğasının, raporda bahsi geçen analizlerden daha güvenli olacağını varsaymak doğrudur. Örneğin, şirketlerin örnek için yolladığı suda oynama yapmaları, bu rutin denetimlerde önlenecektir. Bu denetimlerin verilerini Sağlık Bakanlığı halkla paylaşmamaktadır fakat denetimi geçemeyen firmalar yaptırımlara uğramaktadır. Bunun dışında, zaman zaman, belli firmaların uygunsuzluklarına dikkat çekmektedirler.
İLKLERDEKİ FİRMALARLA İLGİLİ SORULAR
Ticari kaygı ve çıkar çatışmasından bahsetmişken, ilk sıralardaki firmalara da bir bakmak gerekiyor. Yazı itibariyle en son yayımlanmış listedeki (04.07.2019) ilk beşte yer alan firmalar sırayla şöyledir: Buzdağı, Beyyab, Fuska, Atlantis, Sultan.
Sağlık Bakanlığı’nın İzinli Ambalajlı Sular Listesi‘ne (3.10.2019) bakıldığında, raporda ikinci sırada olan Beyyab’ın (Osmanlıca’da su demek) bir izni olmadığı görülüyor. T.C. devletinin sağladığı internet hizmetiyle, firmaların ünvanları sorgulandığında, Beyyab Su bu kayıtlarda da görünmemektedir.
Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı, damacana suda uygunsuz bulunan firmalara ve bayilere baktığımızda, raporda ilk sırada bulunan Buzdağı’nı ve beşinci sıradaki Sultan’ı listede görüyoruz. Buzdağı Su’yun genel müdürü, Yeni Şafak’a verdiği bir ilanla bu listeye katılmalarına karşı çıkmıştı. Başka diğer haber sitelerine de benzer demeçler verdi.
MEDYANIN SORUMSUZLUĞU
Gerek rapor hakkında, gerekse rapor dışında söyledikleri şeyler ‘Gıda Güvenliği Hareketi’ni oldukça güvenilmez bir bilgi kaynağı kılıyor.
Bütün bunlar göz önüne alındığında, medyanın bu yanlış yönlendirici ve topluma zararlı raporu paylaşması büyük bir sorumsuzluk ve ‘yalan haber’ örneği haline geliyor. Pek çok küçük sitenin yanısıra, bu raporu yayımlayanhaber kaynakları arasında CNN Türk, Sözcü, Hürriyet, Sputnik News, T24, Posta, Vatan gibi büyük isimler de yer alıyor.
Öte yandan, çok nadiren de olsa böyle bir haber paylaşmamış bir haber kaynağı bulunabiliyor. Örneğin, Aydınlık Gazetesi’nde böyle bir haber görülmüyor ve tam tersine, aşağıdaki gibi bir haber yayımladığı ortaya çıkıyor.
Kaynak suyu ve mineralli suların Avrupa mevzuatları ile uyumlu olduğunu, suda denetimin ise Sağlık Bakanlığı tarafından yürütüldüğünü belirten Prof. Dr. Nevzat Artık, gıda hakkında dolayısı ile su hakkında da uzmanlığı bulunmayan insanların, bilimsellik dışı yorumlara dayanarak öne sürdükleri fikirlerin etik olmadığını ve toplumu yanlış yönlendirdiğini söyledi.
Artık, konuşmasında Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Derneği tarafından hazırlanan “Ambalajlı Su Raporunu” da konuşmasında değerlendirdi. Raporda bilimsel olmayan değerlendirme ve veriler olduğunu vurgulayan Artık, derneğin kanun gereği resmi denetleyici ve düzenleyici kuruluş olan Sağlık Bakanlığı’nı yok farz ederek, etik olmayan bir davranış sergilediğini belirtti. Artık, güncelleme yapıldığı iddiasıyla yıl içinde birkaç kez tekrar yayınlanan raporun tüketiciyi yanılttığını ve kaygılandırdığını da dile getirdi.
Sonuç olarak, Gıda Güvenliği Hareketi, uzmanlık iddia ettiği alanda topluma zarar verecek bir seviyede yetersiz kalıyor ve niyetleri hakkında soru işaretleri oluşuyor. Yayımladıkları “bilgiler” çok tepki, yani ilgi çektiği için, medyanın çok büyük bir kısmı bu oyuna ortak oluyor ve insanları yanlış bilgilendirmekten kâr ediyorlar.
submitted by sum-poopins to Turkey [link] [comments]


2020.03.14 13:52 sum-poopins Bir Yalan Haber Sitesi ve Medyanın 'Güvenli Su Listesi' Yalanı

Geçen seferki post'um burada güzel geri dönüş almıştı. Bu sefer yine benzer ama farklı bir konuda bir paylaşımla karşınızdayım. Yazı boyunca karşınıza çıkacak şeylerin, subreddit'in formatına uygun olduğunu düşünüyorum.
Su firmalarını belli kriterlere göre sıralayan aşağıdaki listeyi bir kısmınız görmüştür. Görmediyseniz bile haberlerde duymuşsunuzdur. Haber sitelerinin, gazetelerin ve kanalların pek sevdiği ve tüketicilerin yoğun ilgi gösterdiği bu liste, ne kadar doğrudur? Bir bilimselliği var mıdır? İşte bu soruları araştırmaya başladığımda, kendimi çok garip bir alemin içinde buldum. Sizi de, kendimle beraber bu kara deliğe çekeceğim.
https://i.imgur.com/X5DcKTJ.png
Olaya başlamadan önce, listenin kaynağı olan “Gıda Güvenliği Hareketi” sitesini şöyle bir inceleyelim.
https://i.imgur.com/LejgZT2.png
Sitenin ana sayfasından alınan bu görüntüde, ilk olarak birkaç şey insanın dikkatini çekiyor.
Birinci olarak, ortada paylaşılmış çocuklu resim çok ucuz ve kötü bir propaganda parçasıdır. Bitkiler ile insanlar çok ayrı metabolizmaya sahiptir. Eğer benzer metabolizmaya sahip olsaydık bile, insanların sadece suyla yaşaması gerektiğini düşünmek çok abes kaçacaktır. Bu yüzden, bu parça, İngilizcede bu aralar popüler olan bir deyimle bir “boomer meme” olmaktan öteye gidemiyor. Yani yaşlı ve yanlış bilgiler saçan kişilerin bir Facebook paylaşımından başka bir şey değil.
İkinci olarak, Gıda Güvenliği Hareketi sitesi, Dünya Sağlık Örgütü, Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası Atom Enerjim Kurumu, ABD İlaç ve Yiyecek Dairesi (FDA) ve Avrupa Yiyecek Güvenliği Otoritesi’nin (EFSA) hepsinin şeytana doğrudan bağlı yapılar olduğunu iddia ediyor. Bunun ne kadar abes ve saçma olduğunu açıklama gerek bile yok. Gıda Güvenliği Hareketi, bütün iddialarına rağmen bilimsellikten ve hatta genelgeçer mantıktan tamamen uzak bir yol izliyor. Gerçeklikle bir bağlantısı olmayan komplo teorileri yayarak, insanların var olan kurumlara güvencini sarsmayı amaçlıyor.
https://i.imgur.com/v61Bcnp.png
Üçüncü olarak, sitede aşı karşıtlığının savunulduğu görülüyor. Linke tıklanılınca, birkaç Youtube videosu ortaya çıkıyor. Bu videolarda, aşıların “etkisiz, gereksiz ve tehlikeli” olduğu söyleniyor. “Kanseri iyileştiren kolay ve doğal yöntemler” denilen şeylerden bahsediliyor (böyle şeyler yoktur ve bunu denemek, bu yolu izleyenlerin ölümüne yol açmıştır. Örn. Steve Jobs önlenebilir bir kanseri, tıp yerine doğal yöntemlerle tedavi etmeye çalıştığı için ölmüştür).
https://i.imgur.com/0XsGgXg.png
Sitede biraz daha gezinince, aşı karşıtı başka yazılar ortaya çıkıyor. Aşıyı savunan insanları pharma troll, yani ilaç firması trolü olmakla suçluyorlar ve bilimsel bir kanıt sunamayacaklarını iddia ediyorlar. Gezinmeye devam edildiğinde, ünlü “aşılar otizme yol açıyor” iddiasını savundukları da görülüyor.
https://i.imgur.com/lkUpqaf.png
Şunu baştan kesinleştirelim: aşı karşıtlığının bilimsel hiçbir dayanağı yoktur. Aşıların etkileri ve oldukça güvenli oldukları bilimsel olarak defalarca gösterilmiştir. Aşılar hakkında yanlış bilinen kimi gerçekleri öğrenmek için buraya tıklayabilirsiniz.
Aşıların otizme yol açtığı iddiasını bir inceleyelim. Bu, 1998’de Lancet’ta Dr. Andrew Wakefield’ın yayımladığı bir makaleye dayanıyor. Aşılar ve otizm hakkında bir ilişki olduğunu ileri süren bu makale tartışma yaratmıştır. Makalenin istatistiksel bir dayanağı yoktur, bilimsel bir çalışmada temel yeri olan kontrol grubu yoktur, doğrudan ölçümler yerine insanların hafızalarına güvenmektedir ve vardığı sonuçlar istatistiksel olarak geçersizdir. Ancak bu makale kimi gruplar tarafından popülerleştirilmiş ve çok ilgi çekmiştir. Hem bunun etkisiyle hem de bilimsel olarak geçerliliğini sınamak için, bilimde kullanılan klasik bir yöntem izlenmiştir: bilim insanları, deney sonucunu tekrarlamaya çalışmışlardır. Ancak defalarca ve orijinal makaledekinden çok daha iyi yöntemlerle denemelerine rağmen, deney sonuçları hiçbir seferinde tekrarlanamamıştır.
Aşıların etkililiği ise çok fazla farklı açılardan kanıtlanabilir fakat sadece şu sayıları vermek bile yetecektir.
Aşı karşıtlığının verdiği zararlara gelecek olursak, 2000’de aşılar sayesinde bu hastalıklar silindi denmesine rağmen, aşı karşıtlığı yüzünden kimi salgın hastalıklar tekrar çıkmaya başlamıştır.
https://i.imgur.com/5NxKOEd.png
https://i.imgur.com/Eb4CXzW.jpg
Kısacası, Gıda Güvenliği Hareketi, aşı karşıtlığı gibi bir yalan bilgiyi yıllardır sürekli olarak yayıyor ve insanlara “sağlığınızı düşünüyoruz” adı altında zarar veriyor. Bu gibi yalan bilgilerin yayılması ve kaçınılmaz olarak insanlara zarar vermesinde, bu tarz kişilerin ve sitelerin çok büyük bir sorumluluğu vardır.
Dördüncü olarak, sitede başka yalan haber örnekleri de mevcut. Örneğin şu haberi inceleyelim.
https://i.imgur.com/1M6JBTr.png
Forklorofenuron kimyasalı, 2. kategori bir karsinojendir. Yani, insanlarda kanser yapmasından şüphe duyulmaktadır. ABD Çevre Koruma Ajansı’nın bildirdiğine göre, haberde söylenilenin aksine, herhangi bir nörotoksisite göstermemektedir. 2017’de bir bilimsel literatür taraması bu söylenilenle aynı sonuca varmıştır. Yani, Gıda Güvenliği Hareketi bir kez daha yalan haber yaymaktadır.
İnsanlarda kanser yaptığından şüphe duyulsa da, bugüne kadar yapılan hiçbir bilimsel çalışma, forklorofenuron kimyasalının insanlarda kanser yaptığını gösterememiştir. Başka bir deyişle, bilimsel otoriteler tarafından bu kimyasal hakkındaki çalışmalar sürdürülse bile, Gıda Güvenliği Hareketi’nin iddia ettiği gibi kanser yaptığı gösterilmiş bir şey değildir. Hareket, bu tarz bir haberi paylaşarak, yalan bilgi yaymaktadır. Bilimsel süreç kanıt bazlı hareket eder ve şüphelenilen her duruma “kesin öyleymiş gibi” yaklaşılmaz. Ancak Hareket, bunu önemsememekte ve kendi yalanlarını yaymak için, bir kez daha bilimsel otoriteye olan güveni sarsmaya çalışmaktadır. “Resmi raporlara göre sağlıklı olduğu iddiası” lafının kullanılması bile bunu göstermektedir. Kurumların, bilimselliğe dayanan direktiflerini sadece iddia diye sunarken, kendi desteksiz ve hatta bilimsellikle çatışan anlatısını mutlak doğruymuş gibi sunmaktadır.
Bu haberin Sabah Gazetesi’nden alıntılandığı ve aynı zamanda onların da mesuliyet altında olduğunu da belirtmek gerekir.
Beşinci olarak, sitenin profesyonellikten uzak olduğu hemen fark edilmektedir. Birinci maddede verilen örnek, sayısız yalan haber, site tasarımı, sık sık karşılaşılan yazım hatalarının yanısıra, şu tarz paylaşımlar da yapılmaktadır. Burada kullanılan dil aşırı derecede yönlendiridicir ve paylaşılan şey herhangi bir haber niteliği taşımamakta, sadece bir tepki içermektedir. Bilimsel bir şekilde davrandığını iddia eden veya habersel bir değer sahip olduğunu iddia eden bir grup için, böyle bir davranış tamamen uyumsuzdur.
https://i.imgur.com/YJONfCf.png
TÜRKİYE AMBALAJLI SU RAPORU
Yukarıdan görüleceği üzere, Gıda Hareket’inin sitesi hiç de güven saçan bir yer değil. Hatta tam tersine, insanlara zarar verecek ve salgın hastalıkların tekrar ortaya çıkarak ölümlere yol açmasına katkı yapacak bir yol izliyor. İnsanların dünyadaki ve Türkiye’deki kurumlara güvenini, doğru düzgün bir kanıt göstermeden, kendi amaçlarına ulaşmak için zedelemeye çalışıyor. Yeri geldiğinde bunu şeytana bile bağlıyor.
Peki gel gelelim, Türkiye’deki medyanın ve insanların çok ilgisini çeken Türkiye Ambalajlı Su Raporu’na.
Rapora ulaşmak için tıklandığında, bir kitap reklamı yapıldığını görüyoruz. Bu kendi başına bile, siteye olan güveni azaltmaya yetmelidir çünkü işin arkasında, siteyi kuranların ticari bir amaç güttüğünü göstermektedir. Yani kendi fikirlerini pazarlamaktadırlar ve çıkar çatışması olduğu için, sundukları bilgiye daha bile şüpheli yaklaşmak gerekmektedir. Sitenin mevcut formatıyla beraber düşünüldüğünde, bu şüphe katlarca artmaktadır.
https://i.imgur.com/bv6d8RN.png
Sonunda ünlü tabloya bakıyoruz. Tablo, Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı laboratuvar analizlerinden toplanan verilerle oluşturulmuştur veya en azından böyle olduğu iddia edilmektedir. Bu analizlerin sayı, ruhsat veya protokol numaraları verilmiştir. Sudaki maddeler, olması gereken ve olmaması gereken diye iki tabloya ayrılmıştır. Bunlar ilk bakışta düzgün görünen şeyler. Ancak tabloda ‘Suyun Toplam Puanı’ diye bir şey olduğu görülmektedir. Buradaki puanlama, herhangi bir bilimsel bilgiye dayandırılmamaktadır ve Gıda Güvenliği Hareketi’nin belirlediği keyfi bir standarda göre yapılmaktadır. Zira böyle bir puan sistemi olması da düşünülemez çünkü her bir kimyasalın yararı veya zararı, özellikle zararı, kendi içinde değerlendirilmelidir.
https://i.imgur.com/w7U4Bhm.png
Bu tabloda sunulan verileri daha çok araştırınca, karşımıza şöyle bir durum çıkmaktadır.
Bahsi geçen analizler, T.C. Tüketici Güvenliği ve Halk Sağlığı Laboratuvarları Dairesi Başkanlığı tarafından yapılmaktadır. Bu dairenin dediğine göre, “Kamu kurum-kuruluşları veya firmalar veya şahıslar tarafından getirilen” örnekler belli bir ücret karşılığında analiz edilmektedir. Ancak daha önce bahsettiğim gibi, analizi yaptıran kişiler bu sonuçları paylaşmadığı sürece onlara ulaşamıyoruz ve çoğu da paylaşmıyor. Bu yüzden bu tabloda bahsedilen verilerin ne kadar doğru olduğu hakkında bir şüphe var.
Ancak buna rağmen, kimi raporlara ulaşılabiliyor. Örneğin, ilk beşteki Atlantis markası, 05.09.2018 tarihli raporu kendisi paylaşmıştır ve tabloda verilen değerlerle uyuşmaktadır (unutmayın, puanlar tamamen ayrı bir mesele). Öte yandan, yine ilk beşteki Fuska Su’yun kendi sitesinde paylaştığı raporlardaki protokol numarası ile Gıda Hareketi’nin verdiği protokol numarası uyuşmamaktadır.
Gıda Güvenliği Hareketi’nin kendisi, veri toplama hakkında şunları söylemiştir.
“Türkiye’de su analiz verilerini toplamanın hayli zor olduğunu belirten Gıda Hareketi yetkilileri, Sağlık Bakanlığı ve su firmalarının veri erişimine izin vermediği belirtiyor. Bu yüzden bazı veriler hayli eksik, bazı firmalar verilerini Gıda Hareketi’ne düzenli gönderirken, bazıları ise ne sitelerinde yayınlıyor, ne de Gıda Hareketi’nin ısrarlı isteğine rağmen vermeye yanaşmıyor.”
Yani Gıda Hareketi’nin bu verileri toplamasının tek yolu, firmaların bu verileri kendilerinin açıklaması veya başka kişiler tarafından bu suların test için yollanması oluyor. Testlerin maliyetinin birkaç bin lira olduğu düşünülürse, bu ihtimal daha zayıf kalıyor. Bu yüzden, Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı analizler prosedüre uygun olsa bile, firmalar yollayacakları örnekleri kendileri seçerek sonuçlarla oynama yapıyor olabilirler. Bu şekilde bu listede üst sıralara çıkmaya çalışıyor olabilirler.
Yani burada verilen değerlerin en azından kimilerinin kağıt üzerinde doğru olduğu kabul edilebilir fakat bir kısmının da firmaların açıklamalarıyla uyuşmadığı görülüyor. Bunların dışında da, oldukça ciddi sorunlar mevcut. Sağlık Bakanlığı yaptığı açıklamada şunları söylemiştir.
”Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi adıyla faaliyet gösteren bir sivil toplum kuruluşunun hazırladığı “Ambalajlı Su Raporundaki” haksız iddialara ilişkin olarak bazı hususların açıklanmasına ihtiyaç duyulmuştur. Söz konusu rapor Bakanlığımızca da incelenmiş; verilerin kaynağı, analiz metodu, analizi yapanların yetkinliği, laboratuvar koşulları vb. değerlendirildiğinde raporun bilimsel bir dayanaktan yoksun olduğu görülmüştür. Bilimselliği tartışmalı bir rapora dayanılarak haksız yere kamuoyunda infial uyandırmaya çalışmak etik bir davranış değildir.
İçme-kullanma sularının takibini düzenleyen mevzuatımız Avrupa Birliği standartlarında usul ve esaslar içermektedir Avrupa Birliği ülkelerinde ne uygulanıyorsa ülkemizde de uygulanan mevzuat aynıdır. Su dolum tesisleri, Halk Sağlığı Müdürlüklerimizce ve Bakanlığımız merkez teşkilatınca düzenli olarak denetlenmekte alınan numunelerde hem mikrobiyolojik hem de kimyasal olmak üzere toplam 56 parametrenin analizi yapılmaktadır. Analizler Ulusal Referans Laboratuvarı olan THSK Tüketici Güvenliği Laboratuvarlarında ve yetkilendirilmiş Halk Sağlığı Laboratuvarlarında yapılmaktadır.
Yapılan denetimlerde geçici aksaklık tespit edilen firmalara uygunsuzlukların neler olduğu anlatılmakta ve aksaklıklarını gidermeleri için 1 hafta süre verilmektedir. Firmalar bu eksikliklerini giderdiği zaman Halk Sağlığı Müdürlüklerimize müracaat etmekte, yapılan denetimlerde ve analizlerde eksikliklerini giderdiği anlaşılan firmalar yeniden su üretimine başlamaktadır. Tespit edilen uygunsuzluk düzeltilemeyecek boyutta ise firmanın faaliyetine izin verilmemektedir.”
Sağlık Bakanlığı, kendi laboratuvarlarında yapılan analizlerle oluşturulan bu rapora neden bilim dışı diyor? Bunun birkaç sebebi olabilir.
Bu maddeler içinden birinci madde, gösterildiği üzere doğrudur. Kendi başına bile bu raporu geçersiz kılacak kadar güçlüdür. İkinci maddedeki şüphe, oldukça yerinde bir şüphedir ve Gıda Hareketi’nin diğer konulardaki ekstrem derecede bilim dışı ve hatta bilim karşıtı tutumu, bilerek yalan haber yayması, aynı zamanda ticari çıkar çatışması olduğu düşünülürse, ikinci maddenin de bu açıklamaya katkı yaptığını söylemek yanlış olmayacaktır.
Değinilmesi gereken diğer bir nokta, bakanlığın kendisinin de bahsettiği gibi, bu firmalara düzenli olarak denetlemeler yapıldığıdır. Bu denetlemelerin doğasının, raporda bahsi geçen analizlerden daha güvenli olacağını varsaymak doğrudur. Örneğin, şirketlerin örnek için yolladığı suda oynama yapmaları, bu rutin denetimlerde önlenecektir. Bu denetimlerin verilerini Sağlık Bakanlığı halkla paylaşmamaktadır fakat denetimi geçemeyen firmalar yaptırımlara uğramaktadır. Bunun dışında, zaman zaman, belli firmaların uygunsuzluklarına dikkat çekmektedirler.
İLKLERDEKİ FİRMALARLA İLGİLİ SORULAR
Ticari kaygı ve çıkar çatışmasından bahsetmişken, ilk sıralardaki firmalara da bir bakmak gerekiyor. Yazı itibariyle en son yayımlanmış listedeki (04.07.2019) ilk beşte yer alan firmalar sırayla şöyledir: Buzdağı, Beyyab, Fuska, Atlantis, Sultan.
Sağlık Bakanlığı’nın İzinli Ambalajlı Sular Listesi‘ne (3.10.2019) bakıldığında, raporda ikinci sırada olan Beyyab’ın (Osmanlıca’da su demek) bir izni olmadığı görülüyor. T.C. devletinin sağladığı internet hizmetiyle, firmaların ünvanları sorgulandığında, Beyyab Su bu kayıtlarda da görünmemektedir.
Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı, damacana suda uygunsuz bulunan firmalara ve bayilere baktığımızda, raporda ilk sırada bulunan Buzdağı’nı ve beşinci sıradaki Sultan’ı listede görüyoruz. Buzdağı Su’yun genel müdürü, Yeni Şafak’a verdiği bir ilanla bu listeye katılmalarına karşı çıkmıştı. Başka diğer haber sitelerine de benzer demeçler verdi.
MEDYANIN SORUMSUZLUĞU
Gerek rapor hakkında, gerekse rapor dışında söyledikleri şeyler ‘Gıda Güvenliği Hareketi’ni oldukça güvenilmez bir bilgi kaynağı kılıyor.
Bütün bunlar göz önüne alındığında, medyanın bu yanlış yönlendirici ve topluma zararlı raporu paylaşması büyük bir sorumsuzluk ve ‘yalan haber’ örneği haline geliyor. Pek çok küçük sitenin yanısıra, bu raporu yayımlayanhaber kaynakları arasında CNN Türk, Sözcü, Hürriyet, Sputnik News, T24, Posta, Vatan gibi büyük isimler de yer alıyor.
Öte yandan, çok nadiren de olsa böyle bir haber paylaşmamış bir haber kaynağı bulunabiliyor. Örneğin, Aydınlık Gazetesi’nde böyle bir haber görülmüyor ve tam tersine, aşağıdaki gibi bir haber yayımladığı ortaya çıkıyor.
Kaynak suyu ve mineralli suların Avrupa mevzuatları ile uyumlu olduğunu, suda denetimin ise Sağlık Bakanlığı tarafından yürütüldüğünü belirten Prof. Dr. Nevzat Artık, gıda hakkında dolayısı ile su hakkında da uzmanlığı bulunmayan insanların, bilimsellik dışı yorumlara dayanarak öne sürdükleri fikirlerin etik olmadığını ve toplumu yanlış yönlendirdiğini söyledi.
Artık, konuşmasında Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Derneği tarafından hazırlanan “Ambalajlı Su Raporunu” da konuşmasında değerlendirdi. Raporda bilimsel olmayan değerlendirme ve veriler olduğunu vurgulayan Artık, derneğin kanun gereği resmi denetleyici ve düzenleyici kuruluş olan Sağlık Bakanlığı’nı yok farz ederek, etik olmayan bir davranış sergilediğini belirtti. Artık, güncelleme yapıldığı iddiasıyla yıl içinde birkaç kez tekrar yayınlanan raporun tüketiciyi yanılttığını ve kaygılandırdığını da dile getirdi.
Sonuç olarak, Gıda Güvenliği Hareketi, uzmanlık iddia ettiği alanda topluma zarar verecek bir seviyede yetersiz kalıyor ve niyetleri hakkında soru işaretleri oluşuyor. Yayımladıkları “bilgiler” çok tepki, yani ilgi çektiği için, medyanın çok büyük bir kısmı bu oyuna ortak oluyor ve insanları yanlış bilgilendirmekten kâr ediyorlar.
submitted by sum-poopins to svihs [link] [comments]


2020.03.09 23:57 emrecann150 WordPress SEO Eklentileri

Web sitenizi en iyi şekilde optimize etmek için en iyi WordPress SEO eklentisini kullanmanız gerekir. Bu listede bir değil 14 WordPress SEO eklentisi sunuyoruz

[caption id="attachment_727" align="alignnone" width="299"]📷 yoast seo[/caption]
Muhtemelen Yoast SEO eklentisini duymuşsunuzdur. 5 milyon aktif indirme ve 4.7 ücretsiz yıldız ile en popüler tamamlayıcıdır. Yeni başlayanlar için kullanımı kolaydır, ancak profesyoneller için gelişmiş seçenekler sunar. Bunlar ana özellikler:
Anahtar kelime optimizasyonu: kullanıcıların sayfalarını ve yayınlarını başlıklar, meta açıklamalar ve SEO dostu anahtar kelimelerle optimize etmelerini sağlar. Parça: Kullanıcı sayfalarının Google arama Sonuçlarınızda nasıl göründüğünün bir önizlemesini gösterin. Okunabilirlik kontrolü: makalenizi Flesch Kincaid kurallarına göre analiz edin ve kolay okunabildiğinden emin olun. Gutenberg hazır: hem klasik hem de Gutenberg yayıncılarında mükemmel çalışabilir. Sürekli güncelleme: Bu eklenti iki haftada bir güncellenir. Bu nedenle, web siteniz her zaman en son Google algoritmalarıyla optimize edilmiştir.

All in One SEO Pack

[caption id="attachment_713" align="alignnone" width="300"]📷 All in One SEO Pack[/caption]
Adında da görebileceğiniz gibi, bu WordPress SEO eklentisi web sitenizi optimize etmek için her şeyi sunar. 3 milyondan fazla aktif yüke ve 4.5 puana sahiptir. Genel olarak, bu eklenti şunları sunuyorsa:
Site Haritası ve Google Analytics entegrasyonu Yanlış bir bot engelleyici ile web sitenizi yavaşlatabilecek tehlikeli botları engelleyin Kurallı URL işlevi. Meta etiketlerin kolay otomasyonu. İhtiyaçlarınıza göre özellikleri etkinleştirmek / devre dışı bırakmak için özel ayarlar. Bu eklenti yeni başlayanlar için de uygundur, ancak kullanıcı arayüzünüze alışmak için zamana ihtiyacınız olabilir. WooCommerce tabanlı bir çevrimiçi mağazanız varsa, All in One SEO Pack diğer eklentilerin aksine ücretsiz entegrasyon desteği sunar. Premium sürüm, genişletilmiş destek, sınıflandırma seçenekleri ve SEO video materyali gibi ek destek sunar.

The SEO Framework

[caption id="attachment_714" align="alignnone" width="300"]📷 The SEO Framework[/caption]
Freemium paketi sunan diğer SEO eklentilerinin aksine, bu WordPress SEO eklentisi hizmetlerinin çoğunu ücretsiz olarak sunmaktadır. Yüklemenizi teşvik eden hiçbir reklam veya teklif yok. Otomatik olarak başlık, açıklama ve standart URL oluşturur ve tipik SEO işlevlerini yerine getirir. En iyisi, kullanımı kolaydır. Standart işlevler yeterli değilse, uzantıları aracılığıyla aşağıdaki genişletilmiş işlevleri sunarlar:
Gizli modda destek. AMP tamamlayıcısının entegrasyonu. Spam yorumları izleyin Web sitenizin SEO analizi SEO yerel ayarları.

SEO Squirrly

[caption id="attachment_715" align="alignnone" width="300"]📷 SEO Squirrly[/caption]
Squirrly kullanımı kolaydır ve deneyiminiz SEO olmayanlar için tasarlanmıştır. Bağımsız bir SEO eklentisi olarak veya önceden yüklenmiş bir eklenti ile çalışabilir. Bu WordPress SEO eklentisi gerçek zamanlı olarak çalışır, bu nedenle içerik yazarken öneriler gösterilir. Değerli bilgiler edinmeden önce içeriğinizi Girişi bitirmek zorunda değilsiniz. Squirrly diğer eklentilerle uyumludur ve SEO ayarlarını değiştirmez. Eski eklentinizi Squirrly ile değiştirmeniz gerekiyorsa endişelenmenize gerek yok. Son olarak, web sitenizin performansı ve belirli anahtar kelimeleriniz hakkındaki tweetler hakkında haftalık bir rapor alacaksınız.

Broken Link Checker

[caption id="attachment_716" align="alignnone" width="300"]📷 Broken Link Checker[/caption]
SEO'nun yalnızca içerik ve anahtar kelimelerle ilgili olmadığını hepimiz biliyoruz. En iyi uygulamalar kullanıcı deneyimini içerir. Ancak, kırık bağlantılar ve kayıp görüntüler SEO performansının önemli dezavantajlarıdır. Google bunu web sitenizin kötü yönetildiğinin bir işareti olarak görebilir. Bozuk Bağlantı Denetleyicisi bu sorunu kısa sürede çözebilir. Bir listede bozuk ve kayıp bağlantıları toplayın. Bu listede düzenleme ve silme gibi eylemleri gerçekleştirebilirsiniz. Bir sorun bulunursa, e-posta ile bilgilendirileceksiniz.

W3 Total Cache

[caption id="attachment_717" align="alignnone" width="300"]📷 W3 Total Cache[/caption]
Web siteniz ne kadar hızlı yüklenirse, sıralama o kadar yüksek olur. Çoğu kullanıcı bunu görmezden gelir ve kullanıcılara yavaş web siteleri ve kötüye kullanım deneyimi sunar. W3 önbellek, web sitenizin toplam önbelleğini, CDN entegrasyonunu vb. İşler. Bu tür sorularla ilgilenir. Sonuç olarak, sunucuya ve veritabanına gönderilen veri miktarı azalır ve web sitenizin yükleme süresi hızlanır.

. Google XML Sitemaps

[caption id="attachment_718" align="alignnone" width="300"]📷 Google XML Sitemaps[/caption]
Bu WordPress SEO eklentisi web siteniz için otomatik olarak XML sitesi haritaları oluşturur ve güncellenir güncellenmez arama motorlarını bilgilendirir. Sadece sayfalarınızın yapısını geliştirerek WordPress sitenizi bulmayı kolaylaştırır. Google, bu eklentiyi çok sayıda multimedya içeriği ve dosyası olan büyük web siteleri ve birçok dahili bağlantıya sahip yeni web siteleri için önerir. Tüm web siteleri bu eklentiden yararlanır. Ayrıca, bu WordPress SEO eklentisi web sitenizi yavaşlatmaz.

SEO Optimized Image

[caption id="attachment_719" align="alignnone" width="300"]📷 SEO Optimized Image[/caption]
Görüntüler içeriğinizi daha ilginç hale getirebilir ve ziyaretçi etkileşimini iyileştirebilir. Görsel açıklama Google Bunun için en önemli sınıflandırma faktörlerinden biridir. Bu WordPress SEO eklentisi mevcut ve son güncellenen tüm görüntüleri otomatik olarak günceller ve alternatif metin ve başlık etiketleri ekler. Veritabanında ek giriş oluşturulmaz, bu nedenle WordPress siteniz yavaşlamaz. Bu eklentiyi Smush Image Compression and Optimization ile Birlikte kullanırsanız, web siteniz daha da hızlı olacaktır

WPtouch Mobile Plugin

[caption id="attachment_720" align="alignnone" width="278"]📷 WPtouch Mobile Plugin[/caption]
İnsanlar İnternet'e farklı cihazlardan erişir. En popüler olanlardan biri cep telefonları. Bu nedenle, küçük ekranlardan erişirken web sitenizin kullanımının kolay olduğundan emin olmalısınız. WPtouch Mobil Eklentisi ile WordPress sitenize otomatik olarak basit ve zarif bir tema ekleyebilirsiniz. Yönetim alanı, kodda herhangi bir değişiklik yapmadan ayarları yapmanızı sağlar. Daha da önemlisi, Google bu eklentiyi önerir.

AddThis

[caption id="attachment_721" align="alignnone" width="300"]📷 AddThis[/caption]
Web sitesindeki hemen çıkma oranı ne kadar yüksek olursa, Google'daki sıralamanız o kadar düşük olur. Ziyaretçileri WordPress sitenizde nasıl tutabilirsiniz? Birçok ilgili makale önermek her zaman iyi bir fikirdir ve AddThis bunu verimli bir şekilde yapar. Ana işlev sosyal ağlarda paylaşmak için düğmeler olmasına rağmen, kullanıcılar makaleye öneriler ekleyebilir. Ayrıca, bu eklentinin şablonlarının piyasadaki en çarpıcı şablonlar olduğunu söyleyebiliriz

Google Analytics by MonsterInsights

[caption id="attachment_722" align="alignnone" width="300"]📷 Google Analytics by MonsterInsights[/caption]
Gerçekleri sayılarla görmezden gelirsek, hiçbir anlam ifade etmezler. Analizle ilgili şeylerin çoğunun yüksek bir öğrenme Eğri doğrudur, ancak bu WordPress SEO eklentisi bunu kolaylaştırır. Google Analytics verilerinize doğrudan WordPress panelinizden erişerek zaman kazanabilirsiniz. Ziyaretçilerinizin nereden geldiğini, hangi cihazı kullandıklarını, hangi cinsiyette olduklarını, kaç yaşında olduklarını ve çok daha fazlasını gösterebilirsiniz. Bu özellikle web siteniz için veri tabanlı kararlar vermek istediğinizde kullanışlıdır.

All in One WP Security Firewall

[caption id="attachment_723" align="alignnone" width="300"]📷 All in One WP Security Firewall[/caption]
WordPress genellikle güvenli bir platformdur. Ancak, web sitenizi korumanın bir başka adımı dezavantajınız değil sizin yararınız içindir. Bu WordPress SEO eklentisi, kullanıcı hesabınıza, kimlik bilgilerinize, veritabanlarınıza ve daha fazlasına güvenlik filtreleri ekler. Gerektiği şekilde giriş, orta veya gelişmiş ayarlar arasında seçim yapabilirsiniz. Sonuçta, web sitenizi yavaşlatmaz ve tamamen ücretsizdir.

Rank Math

[caption id="attachment_724" align="alignnone" width="225"]📷 Rank Math[/caption]
Rank Math, birçok SEO eklentisinin gücünü birleştirir ve bunları yönetmesi kolay bir eklenti haline getirir. SEO'nun tam kontrolünü ele geçirmek için ihtiyacınız olan her şeyi sunar.
Matematiksel sıralama; Yükleme sırasında diğer SEO eklentilerinden veri kurtarmanıza izin veren son derece işlevsel, kullanımı kolay ve ücretsiz bir SEO WordPress eklentisidir.
SEO teknik detaylar: açık grafiklerden blog yayınlarınıza kolayca meta başlıklar, açıklamalar ve meta veriler eklemenizi sağlar. Ayrıca bir XML site haritası da oluşturabilirsiniz. Meta Kutusu: Her içerik için, başlıkları ve meta açıklamaları tanımlamak için kullanabileceğiniz Rank Math'ın, analiz için odak anahtar kelimenizi ekleyebileceğiniz bir meta kutusu vardır. 40 faktörlü içerik analizi: Odak, sayfalarınızı, makalelerinizi ve ürünlerinizi 40 faktöre dayalı anahtar kelimeler kullanarak analiz eder ve önerilerde bulunur. Otomatik altyazı ve altyazı: Rank Math; Resimlerinize otomatik olarak altyazı ve altyazı ekleyerek SEO için her şeyi optimize etmenize yardımcı olur. Google Search Console ile entegrasyon: Web sitenizdeki performans raporları ve tıklama oranları gibi önemli verileri WordPress kontrol panelinizde yerleşik olan Serach konsolu üzerinden izleyebilirsiniz. Monitor 404: Rank Math'da kullanıcılara hataları nerede göreceklerini söyleyen basit ve anlaşılır bir arayüz ve 404 monitör bulunur

Pagespeed Skorunuzu Yükseltecek: WP Rocket

[caption id="attachment_725" align="alignnone" width="294"]📷 WP Rocket[/caption]
Evet, WP Rocket eklentisi ödenmiş olsa da, 1 yıl boyunca 49 $ 'dan faturalandırılır. Her tasarım için aynı etkiye sahip olmamasına rağmen, başarı oranı% 90'dır. Şu anda web sitemde WPRocket eklentisini kullanıyorum ve web sitemi 2020 için bomba olarak hazırlıyorum 🙂
WPRocket eklentisi ile ertelenmiş bir yük oluşturabilirsiniz. Bu eklentiyle Heartbeat, CDN kullanıyorsanız, optimizasyonunuzu artıran özelleştirmeler de ekleyebilirsiniz. Eklentide bir ADD ons alanı da vardır ve bu bölüm sayesinde Cloudflare kullanıyorsanız etkinleştirebilirsiniz. Ayrıca Facebook Pixel, GA, Google Analytics, Sucuris Sicherheit veya Sicherheitssuite gibi eklentileri de görebilirsiniz.
WPRocket ile sayfa hızı puanınızı artırabilir ve GTMetrix sitesinde% 99 başarı elde edebilirsiniz.
Unutmayın, web siteniz ne kadar hızlı ve erişilebilir olursa o kadar çok kitleye ulaşabilirsiniz.
WPRocket'i kontrol edin
Not: Bilginiz için WP Rocket ücretli bir WordPress uygulamasıdır

En İyi Resim Optimizasyon Eklentisi: Optimole

[caption id="attachment_726" align="alignnone" width="300"]📷 En İyi Resim Optimizasyon Eklentisi Optimole[/caption]
Optimole eklentisi tamamen CDN'ye dayanmaktadır ve görüntülerinizi optimize etmenizi ve yayınlarınızı daha esnek hale getirmenizi sağlayan bir WordPress eklentisidir. Ayrıca PHP, .NET veya diğer yazılım dillerine entegre edilebilir.
Ayarlarınızı kendi kılavuzunuzla hızlı ve kolay bir şekilde yapabilirsiniz.
Optimole kullandığımdan beri trafik gelirlerinin yaklaşık% 42'sini elde ettim. Bu şu anlama geliyor: Bant genişliğimden% 42 daha fazla kullanımım var (tanımlı barındırma veya sunucu için kullanılabilir trafik)
Optimole sadece görüntülerin, videoların, gif'lerin ve türevlerin boyutunu azaltarak veri trafiğini azaltmakla kalmaz, aynı zamanda web sitenize giren kullanıcıların görüntülerin yüklenmesini beklemelerini sağlar.
Denemek isterseniz, 5.000'e kadar ücretsiz trafik kullanabilirsiniz.
Optimole'u kontrol edin
Diğer makalelere buradan ulaşabilirsiniz.
submitted by emrecann150 to blogs [link] [comments]